Bu Blogda Ara

7 Ocak 2011 Cuma

SALDIRGANLIK

Saldırganlık
  Çocuklukta sık görülen yaramazlıklar, geçimsizlikler ve kavgalar bir çocuğu saldırgan
olarak tanımlamaz. Burada söz konusu olan, tutum ve davranışta süreklilik gösteren
saldırganlıktır.
   Saldırganlık, çocuğun olumsuz duygularını kontrol edemeyip, davranışa dönüştürmesi,
kendisine ya da çevresine zarar vermesi olarak açıklanabilir. Aslında saldırganlık dürtüsü,
insan doğasının bir özelliği olmasına rağmen, insan bu dürtüsünü denetlemeyi ve toplum
tarafından kabul edilebilir etkinliklere yöneltmeyi öğrenir.
   Saldırganlık, hayal kırıklığı, engelleme, baskılı tutum, tehdit ve öfke sonucu oluşur.
Olumlu davranışları karşısında anne ve babalarından yeterli onay görmeyen çocuklar anne babanın dikkatini çekmek için saldırgan davranışlara başvurabilir. Bazı çocuklar kalıtımsal kişilik özelliklerinden dolayı saldırganlığa daha yatkındırlar.
   Anne-baba problemlerini konuşarak halledemiyor, sürekli kavga ediyorsa, birbirlerine
ve çocuklarına karşı saldırgan davranıyorlarsa, böyle bir ailede yetişen çocuğun saldırgan
davranışlar göstermesi de doğaldır. Kendini anne-baba karşısında güçsüz bulan çocuk,
tepkisini başkalarına yöneltir. Evde kardeşlerine, sokakta ve okulda arkadaşlarına karşı
saldırgan davranışlar gösterir. Fiziksel cezalar çocuğun olumsuz duygularını denetim altına
almayı öğrenmesine yardımcı olmaz; aksine öfkeli olduğunda, saldırgan olmayı öğretir.
Çocuğun saldırgan davranışına karşılık yetişkinlerin de saldırgan davranış göstermesi
durumu daha da kötüye götürür.
   Erkeklerde saldırganlık problemi kızlara göre daha çok görülür. Bazı anne-babaların,
çocuklarının erkek olmalarını bir üstünlük gibi göstermeye çalışması “Erkek adamsın, sana
vurana sen de vur.”, “Senin elin armut mu topluyor.”, “yanıma sakın beni dövdüler diye
gelme.” gibi kavgayı destekleyici sözleri çocuğu saldırganlığa yöneltir.
Saldırgan çocuk temelde güvensiz çocuktur. Sevilmediğini ve kabul görmediğini
düşündüğü için dikkat çekmek ister ve çevresindekilere karşı hoşgörü göstermez. Aile
ortamındaki dengesizlik olumsuz çevre koşulları ile birleştiğinde saldırgan çocukta suça
yönelme davranışları da görülebilir.
   Günümüzde çocuk saldırganlığını arttıran önemli uyaranlardan biri de televizyondur.
Televizyonu bakıcı yerine koyup, çocuğu oyalama metodu olarak kullanmak, kontrolsüz
bırakmak yanlıştır.
   Çocukları karşılıksız sevmek, onlara bunu hissettirmek, temel ihtiyaçlarını yeterli ve
zamanında karşılamak, sevgi ve güven duygusunu geliştirir. Böylelikle çocuk kendini
kanıtlamak için farklı yollara başvurmaz.
   Aile çocuğun saldırgan davranışlarını kontrol edebilmesinde doğru model olmalı,
tutarlı davranışlar sergilemelidir. Çocuğun olumsuz davranışlarından ziyade olumlu
davranışları ön plana çıkarılarak pekiştirilmelidir.
   Çocuğun davranışları gereksiz yere engellenmemelidir. Örneğin; ev dağılacak diye
oyuncakları ile oynatılmayan, yeni doğan kardeşini kucağına almak isteği engellenen
çocukta saldırgan davranışlar görülebilir. Çocuklara sık sık ceza vermek, onların isteklerini eleştirmek ve alay etmek “Ne biçim giyinmişsin, sen ne anlarsın.” gibi sözler söylemek çocuğun saldırgan davranışlar göstermesine neden olacağından bu tür davranışlardan uzak kalmak gerekir. Çocuklar başka çocuklarla kıyaslanmamalı, başıboş bırakılmamalı, grup etkinliklerine yönlendirilip enerjisini olumlu yönde harcaması sağlanmalı, saldırgan davranışların sonuçları hakkında konuşulmalıdır. Çocuk saldırganlaşıyor diye her isteği yapılmamalıdır. Kesinlikle saldırganlığa saldırganlıkla cevap vermemelidir.

Etkinlik
Kuklalar kullanarak saldırganlığın başkalarına hangi duygular yaşattığını fark
edebilme.
Ø Saldırganlığın ne olduğu ve insanlar arasındaki ilişkileri nasıl etkilediği
hakkında konuşulur.
Ø Kuklalar kullanılarak aşağıdaki örnekler canlandırılır.
Ø Kukla karakterlerinden biri diğer kuklaya lakap takar ve onu bu lakapla çağırır.
Diğer kukla bu lakaptan hoşlanmamaktadır ve üzülmektedir.
Ø Kukla karakterlerinden biri diğer kuklanın dış görünüşü ile alay eder ve ona
sataşır.
Ø Kukla karakterlerinden biri diğerinin oyuncağını kırar oyununu bozar ve bundan
zevk alarak güler.

Sonra şu sorular hakkında tartışılır.
Ø Sizce birine karşı kötü davranışlarda bulunmak doğru mu?
Ø İnsanlar kendilerine lakap takılmasından hoşlanırlar mı?
Ø Saldırganlığa uğrayan kimse neler hisseder?

www.okulonceciyiz.biz › ... › Çocuk Ruh Sağlığı 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder